Posteral.com-Blog
Duvarlarınız Işıldasın - Sanat - Çerçeve - Poster - Afiş - Duvar Dekorasyonu

Ringlerin Efendisi Muhammed Ali

Pazartesi, 5 Ocak 2009 21:49 tarihinde dolphin tarafından eklenmiştir.

Müslüman olmadan önceki ismi Cassius Marcellus Clay olan Muhammed Ali Clay, 17 Haziran 1942'de Kentucky Louisville'de doğdu. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası'nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960'ta Roma'da ağır siklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları'nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.

1964 yılında 22 yaşındayken, S. Listori'u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirip İslam dinine geçti ve Muhammed Ali ismini aldı.


Maç öncesinde rakibinin moralini bozmak için makineli tüfek gibi konuşan Ali, çok sevdiği boksa ara verdi ama 1967'de boksa tekrar geri döndü. Vietnam'a savaşa gitmediği için cezalandırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı. 1970'te davayı kazanıp tekrar boksa döndü. 1971'de Joe Frazier ile "asrın maçı"na çıktı ve kaybetti. Birçok kişi kariyerinin bittiğini sandı fakat o 1974'te Foreman’ı, 1978'de L. Spinks'i yenip Dünya Şampiyonluğu ünvanını geri aldı. Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37'si nakavt olmak üzere 56 madalya kazandı.

2001 yılında Hollywood tarafından hayatı filme alındı. "Ali" filminde Muhammed Ali'yi Will Smith canlandırdı.

Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan'daki çiftliğinde gözlerden ırak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği "bütün zamanların en iyisiyim" lafını ispatlayarak bir efsane oldu.

"Kelebek gibi uçup arı gibi sokan" bu efsane boksörün posterleri spor kategorimizde...

Location: PostList

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Ceza

Pazartesi, 5 Ocak 2009 16:13 tarihinde floydp tarafından eklenmiştir.
Ceza (asıl adı Bilgin Cengiz Özçalkan; d. 31 Aralık 1977), Türk rap sanatçısıdır. Bilgin Özçalkan, 31 Aralık 1977'de Üsküdar'da doğdu. Aslen,Alman'dır. 1996 senesinde Alaturka Mavzer ve Emre Baransel ile birlikte Kadıköy Acil adlı grubu kurdu. Doğumundan birkaç yıl sonra televizyonda, uzun yıllar hatta belki de hayatı boyunca unutamayacağı görüntülerle karşılaştı. TRT'nin tek kanal olduğu dönemlerde televizyonda break dans filmleri oynuyordu. O filmlerdeki müziklerden ve danslardan çok etkilendi.
İlkokulda bir arkadaşı aracılığıyla Cartel'i tanıdı. Birkaç yıl onu dinleyerek bu tarza ısındı. Farklı materyaller aldı, araştırmalar yaptı ancak 90'ların başında tek tük albümlerle idare etmekten başka çaresi yoktu. Sonra 93-94'te Grup Vitamin fırtınası esmeye başladı. O dönemde Amerika'daki rap anlayışı da Grup Vitamin'in mizah için yaptığı müzikle aynıydı. Ceza bu yüzden onu rap olarak dinledi. Artık kendisi de bir şeyler üretebilirdi. 1995 yılında Cartel'in çıkıp büyük beğeni toplamasıyla özendi ve Türkçe rap icrasının mümkün olduğunu görüp stüdyo çalışmalarına başladı.97-98 yılında konserler verdi. Uluslararası bir partide Tarık Gamert (Fuchs 'Sihirbaz') ile tanıştı ve 1998'de Nefret grubunu kurdu. Ertesi yıl Tunç Dindaş'ın çıkardığı Yeraltı Operasyonu'nda yer aldı.

Nefret 2000 yılında Hammer Müzik'le anlaşıp "Meclisi Ala - İstanbul" albümünü çıkardı. 2001 yılında "Anahtar" albümü geldi.Dr. Fuchs'un askerlik görevini yerine getirmek için ayrılmasıyla Ceza ilk solo albümü olan "Med Cezir"i çıkarttı. Albümle aynı adı taşıyan parçaya profesyonel bir video klip çekildi. Sirhot, Funky C ve Mic Check gibi önemli isimlerle birlikte şarkı söylediği albümle iyi bir çıkış yakaladı. Bu süreç içinde sayısız konserler verdi, Yabancı MClerle çalıştı. kısa sürede tarzın dinleyecilerinin ve organizatörlerin aradığı bir rap icracısı oldu. J&B Techno Festival, Massive Attack Konseri ve H2000 gibi büyük organizasyonlara katılan Ceza, Hip Hop Oscarları'nda 'En İyi Albüm', 'En İyi Şarkı' ve 'En İyi Rap İcracısı' dallarında 3 ödül birden alarak büyük başarı elde etti.Ceza en büyük çıkışlarından birini de 2004 yılında gerçekleştirdi. En büyük rock müzik organizasyonlarından biri olan RockIstanbul'da sahne almasının yanısıra popüler müziğin önemli isimlerine rap vokalleriyle katılma başarısını gösterdi.

Burcu Güneş'in "Ay Şahit" adlı yeni albümünde yer alan "Sahilden" şarkısında Güneş'e eşlik eden Ceza, Candan Erçetin ile birlikte de şarkı söyleme şansına erişti. Sanatçının "Melek" albümünde bulunan "Şehir" adlı parçada katkıları vardır. Sanatçının ayrıca 22 Aralık 2008 tarihinde "Bomba Plak" adı altında bir albüm hazırlığı içinde olduğu ve albümün iki aşamalı olarak satışa sunulacağını duyuruldu. Albüm Türkiye ve Almanya'daki tüm müzik marketlerde satışa çıkarılacak.

Ceza - Sen Oyna Dilber (Orjinal Ceza Yeni Klip)




Location: PostList

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kategoriler:   Müzik
Eylemler:   E-mail | del.icio.us | Permalink | Yorumlar (0) | RSSAbone Ol

Hayallere Sığmayan Minyatür Odalar - 2

Pazartesi, 5 Ocak 2009 02:40 tarihinde dolphin tarafından eklenmiştir.

Hayallere Sığmayan Minyatür Odalar - 1 başlıklı yazımızda Henry Kupjack'ın Minyatür Odalar Sergisi'nden bahsetmiştik. Bu yazıda da sergide yer alan 21 eserden bir kısmını daha yakından tanıtacağız.  Diğer eserler bir sonraki yazımızda...
 
İskender'in Kuşatma Çadırı, M.Ö. 333

Sanatçı: Henry Kupjack, Yapım yılı: 1983, Henry Kupjack Koleksiyonu


Bu minyatür yapının çatı strüktürü, orijinali tamamen yok olduğundan tahmini olarak yapılmıştır. Kuşatma çadırları bu dönemde modüler olarak, sökülebilir ve hareket edebilir biçimde yapılmaktaydı. Eserde de dönemin mühendislik alanındaki üstün seviyesi gözler önüne serilmektedir. Çadırın mobilyaları, Yunan ve Mısır menşeli vazoların resimlerinden ve rölyeflerinden kopyalanmış veya adapte edilmiştir. Genellikle bronzdan yapılan eşyalar, taşıma ve saklama kolaylığı amaçlanarak portatif olarak üretilmiştir. Pek çok askeri malzeme, Pompei’deki ünlü Roma mozaiğidaki İskender’den kopyalanmıştır.


Kırmızı mobilyalı Amerikan Lokantası 1942

Sanatçı: Henry Kupjack, Yapım yılı: 1994, Henry Kupjack Koleksiyonu


Amerikan Lokantası minyatürü, belirli bir lokantayı betimlememekle beraber özellikle Amerika’nın doğu kıyılarında 2. Dünya Savaşı’nın sonlarına kadar yaygın olarak görülen fabrikasyon bir iç dekora sahip bir lokantayı temsil etmektedir. Bu tarz lokantaların tabaklarına ve menülerine kadar tamamlanmış şekilde fabrikalarda üretilip, daha sonra kurulacakları yere taşınarak yerleştirilmeleri, o dönemlerde Amerika’da bir gelenek haline gelmiştir.
‘30 ve ‘40’lı yılların popüler kültürünün göstergelerinden olan müzik kutusu, dönemin tipik dekorunu yansıtmak üzere kullanılmıştır. Pırıl pırıl metalik paneller ve otomobil kıvrımlarını andıran genel görünüm ve ince çizgiler ‘art deco stili’ yansıtmaktadır. Restoranın bu stilin son dönemine ait olduğunun ayırt edilebilmesi, minyatürün içine dönemin tipik motosiklet, ceket ve gözlüğünün yerleştirilmesiyle sağlanmıştır. Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı ve 50’li yıllarla beraber bu nostaljik görüntü yok olup, yerini şimdilerde oldukça aşina olduğumuz tarza bırakmıştır.


Ptolemi Sarayının Yatak Odası, MÖ. 200

Sanatçı: Henry Kupjack, Yapım yılı: 1980, Henry Kupjack Koleksiyonu


Büyük İskender’in Mısır’ı işgalinden sonra Mısır, İskender’in çocukluk arkadaşı Ptolemi’nin halefleri olan Ptolemiler tarafından İskenderiye’den yönetilmekteydi. Yunanlılar Helenistik kültürü Mısırlılara kabul ettirmiştir. Bu minyatürde klasik Yunan tarzı ve antik Mısır tarzındaki objeler görülmektedir. Bronz, mermer, altın ve abanoz o dönemin sık kullanılan malzemeleriydi.


Raleigh Tavernası Dauphine* Yemek Odası, Williamsburg, 1770’ler

Sanatçı: Eugene Kupjack, Yapım yılı: 1983, Henry Kupjack Koleksiyonu


Tarihte bu handan, Virginia kolonilerinin kasabalıları için sevilen bir toplanma yeri olarak bahsedilir. Oda, Çin’den ithal edilmiş bazı objeler de kullanılarak Kraliçe Anne tarzında dekore edilmiştir. Duvar kağıdı Williamsburg’daki tam boy bir örnekten alınmıştır. Söylentiye göre; Bağımsızlık Bildirgesi, devrimin birçok üyesi tarafından bu masada tartışılmıştır.

*Dauphiné, Fransa’da kralın oğlu veya varisi için kullanılan bir terimdir. İngiliz’ler tarafından da Galler Prensi kastedilerek kullanılmaktadır, bu terim koloni dönemi Amerika’sında da kullanılmış, bu minyatür odada betimlenen tavernanın yemek odası bu ismi bu sebeple almıştır.


Fransız Taşra Yatak Odası, 1850

Sanatçılar: Eugene ve Henry Kupjack, Yapım yılı: 1987, Henry Kupjack Koleksiyonu


Bu minyatür oda; duvara gömülerek yerleştirilen yatak köşesi, söveli tavan, kalın taş duvarlar ve kırmızı kiremit zemin olmak üzere Fransız taşra evinin birkaç tipik özelliğini birleştirirerek yansıtmaktadır. Tasvir edilen mobilyalar, taşra tasarımı olup yerel ustalar tarafından genellikle meyve ağaçları oyularak yapılmıştır.
Yatak bölümünü kaplayan perdeler, akşamları rüzgarı kesmek için kullanılma özelliğine sahipti. Tahta kalıptan baskı olan duvar kâğıtları, 1770 sonrası Fransız iç dekorasyonunda oldukça modaydı. İnce işlenmiş halı, çoğunlukla evin hanımı tarafından dokunurdu. Banyo küvetlerinin yapımında dahi olmak üzere o dönemde teneke malzeme olarak birçok amaç için seramiğin yerine kullanılırdı.


Japon Çiftlik Evi Mutfağı, 1700’ler

Sanatçı: Henry Kupjack, Yapım yılı: 1985, Henry Kupjack Koleksiyonu


Bu minyatür çiftlik evi; Japonya'da, Edo döneminin tipik bir mutfağını yansıtır. Japon evleri, profesyonel marangozlar tarafından inşa edilir ve Kwari adı verilen çok titiz bir inşaat kodlamasına uygun şekilde yapılırdı. Mutfaklar genellikle iki katlıydı ve katlardan birinin zemini kilden inşa edilirdi. Yemek pişirmek için kil ve kiremitten yapılmış soba kullanılırdı ve dumanın dışarı çıkması için çatıdaki baca dışında başka bir düzenek yoktu. Su, mutfağın en önemli parçasıydı ve bu eserde görüldüğü gibi su elde etmek için mutfakta bulunan bir kuyudan faydalanılıyordu. Eserin sağ ve sol köşelerinde evin dışında yer alan banyoyu görmek mümkündür. Mutfak aletlerinin çoğu, Japon halk sanatından örnek alınarak yapılmıştır.


XVII. Yüzyıl Korsan Kaptanın Kamarası, 1680

Sanatçı: Henry Kupjack, Yapım yılı: 2004, Henry Kupjack Koleksiyonu

Bu minyatür odada, gemilerini çoğunlukla ganimet olarak elde eden korsan mürettebatı tarafından ödül olarak alınmış bir 17. Yüzyıl İspanyol kalyonunun Kaptan kamarası betimlenmiştir.
Bu döneme ait gemi iç mekanlarını gösteren çok az örnek ve resim kalmış olduğu için bu modelin yapımı sanatsal yaratıcılık sayesinde mümkün olmuştur. Eserde ayrıca mürettebatın ele geçirdiği korsan hazinesinin masanın üzerinde paylaşılmakta olduğu da görülebilmektedir. İç dekorasyon ve mobilyalar 17. Yüzyılın tipik İspanyol-Flaman gemi inşa tarzındadır. Oda, kendisi için tasarlanmış dekoratif bir 17. Yüzyıl İspanyol tarzı sandığın içine yerleştirilmiştir.


Blackwell Misafir Odası, 1760

Sanatçılar: Eugene ve Henry Kupjack, Yapım yılı: 1982, Henry Kupjack tarafından Winterthur Müzesi’ne süreli olarak verilmiştir.

Orijinal Blackwell Misafir Odası’nın ince ahşap işçiliğinde 1764 yılında Philadelphia, Pine Street’te inşa edilen Blackwell Evi’nden esinlenilmiştir. Odanın üçgen alınlıklı antreleri ve zengin oymaları ile şömine bacası duvarı, 18. Yüzyıl Amerikan mimarisinin önemli örneklerindendir. Misafir odasındaki Philadelphia Chippendale mobilyaları, Amerikan zanaatkârlarının devrim öncesindeki yüksek hünerlerini göstermektedir. Şömine çerçevesinde ve bazı koltuklarda Amerikan mobilyalarında az rastlanan tüylü pençe kabartmaları görülmektedir.
Mermer şöminenin yanındaki Chippendale masasına yerleştirilen Çin malı porselen çay seti de örtünün desenleriyle uyum içerisindedir. Odanın döşemesini; İrlanda kristali avize ile John Singleton Copley ve eşinin, sanatçı tarafından yapılan pastel portreleri tamamlamaktadır.


Montmorenci Merdivenli Salon, 1830

Sanatçılar: Eugene ve Henry Kupjack, Yapım yılı: 1982, Henry Kupjack tarafından Winterthur Müzesi’ne süreli olarak verilmiştir.


Montmorenci Merdivenli Salonu için Kuzey Carolina’da, 1822’lerde inşa edilmiş Montmorenci Malikânesi’nin, desteksiz döner merdiveni model alınmıştır. Salondaki trabzan korkuluğu ve dekoratif raflar itina ile aslından kopyalanmış olup, döşeme tahtaları ve kolonlar için kullanılan çam keresteler Montmorenci Malikânesi’nden alınmıştır. Kornişler, kapı üstlerindeki alçı süslemeler ve merdivenin basit oymaları neredeyse mükemmele yakın detaylandırılmıştır.
Mobilyalar ise federal dönemin rafine zevkini yansıtmaktadır. Maun ve Hint ağacı malzemelerden üretilmiş koltuk ve kanepeler, Boston’lu John ve Thomas Seymour tarafından yapılmıştır. Salonun arka duvarında, kanepenin üstünde asılı duran büyük tablo ise Catherine Browne’a ait 1800’lerde yapıldığı bilinen bir portredir.


New Orleans Oturma Odası, 1850

Sanatçılar: Eugene ve Henry Kupjack, Yapım yılı: 1982, Henry Kupjack Koleksiyonu


Minyatür oturma odasında, savaş öncesi New Orleans’ındaki Fransız geleneğinin etkileri tasvir edilmiştir. Erken Viktorya tarzı mobilyalar tipik olarak maun ağacı ve gül ağacından yapılmıştır. Bu dönemin oturma odalarında solda görülen kare piyano gibi müzik enstrümanlarına sıklıkla yer verilmiştir. Odanın kendisi, güneyin tipik tarzı olan Yunan etkili neoklasik New Orleans stilindedir ve geniş pencereleri dışardaki demir balkona açılmaktadır.
Vieux Carrié’deki eski Fransız dönemine ait benzer evler, genellikle dekoratif korkuluklarla çevrili iç avlular etrafına inşa edilmiştir ve ferforje balkonlar New Orleans stilinin karakteristik özelliği haline gelmiştir.

Location: PostList

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

AC/DC: Bir Hard Rock Efsanesi

Pazar, 4 Ocak 2009 16:41 tarihinde floydp tarafından eklenmiştir.
AC/DC, Angus and Malcolm Young kardeşler tarafından 1973 yılında Sydney'de kurulmuş Avustralyalı hard rock grubudur. Her ne kadar grup hard rock ve heavy metalin öncülerinden kabul edilse de grup üyeleri yaptıkları müziği rock and roll olarak tanımlamaktadır.

Grubun ilk albümü High Voltage 1975 yılında yayımlayana kadar kadrosunda birçok değişiklik yaşadı. 1977 yılında basçı Mark Evans'ın yerine Cliff Williams'ın geldi. 1979 yılında grup büyük başarı sağlayan Highway to Hell adlı albümünü yayımladı. 19 Şubat 1980 günü grubun solisti Bon Scott yüksek miktarda alkol aldıktan sonra öldü.

Grup kısa bir süre müziği bırakmayı düşündüyse de sonunda Scott'ın yerine Geordie grubundan Brian Johnson'ı kadrosuna katarak yoluna devam etti. Aynı yıl grup bugüne kadar en fazla satış yapan Back in Black albümünü yayımladı.Grubun bir sonraki albümü For Those About to Rock We Salute You da büyük başarı sağladı ve grup bu albümle ilk defa ABD'de bir numaraya yükseldi. Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı. 1990 yılında çıkan The Razors Edge albümüne kadar grubun albüm satışları düşük kaldı. Phil Rudd 1994 yılında gruba döndü ve 1995 yılında çıkan Ballbreaker albümünde yer aldı. 2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.
Back in Black - AC/DC




AC/DC bugüne kadar 69 milyonu ABD'de olmak üzere dünya çapında 200 milyonun üzerinde albüm satmıştır Back in Black albümünün dünya çapında 42 milyon sattığı tahmin edilmektedir. Albüm ABD'de 22 milyon adet satarak bu ülkede en fazla satış yapan beşinci albüm olmuştur. AC/DC VH1 müzik kanalının "Hard Rock'ın en büyük 100 sanatçısı" sıralamasından dördüncü sırada ve MTV'nin "Tüm zamanların en büyük heavy metal grupları" listesinde de yedinci sırada yer almıştır 2004 yılında ise grup Rolling Stone dergisinin "Tüm zamanların en büyük 100 sanatçısı" listesinde 72. sırada yer almıştır.


Location: PostList

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mavi Dağların Sırrı

Pazar, 4 Ocak 2009 00:45 tarihinde dolphin tarafından eklenmiştir.

Ressamlar bir manzaranın fonunu sıklıkla maviye boyar. Doğadaysa bu etki, bitki örtüsünün gereği olarak ortaya çıkar.

Özellikle yaz aylarında, yoğun sıcaklar bastırdığında, sık bitki örtüsüyle kaplı alanlar mavimsi bir pırıltıya bürünür. Çünkü birçok bitki türü, bir hidrokarbon olan izopren salgılar ve böylece yapraklarını sıcaktan ve yaprak yiyen zararlılardan korur. Geniş alanlar üzerinde bu kimyasal buğu, güneş ışığında bakıldığında mavi-gri tonlarında, mavimtrak gözükür. Bitki türlerine göre değişkenlik gösteren izopren salınım miktarı, sıcak güney bölgelerinde daha yüksek yoğunlukta gerçekleşir.

Mavi dağlara en tipik örnek, Avustralya'nın doğusunda yer alan "Blue Mountains/Mavi Dağlar"dır. Bu sıradağlar, bol miktarda izopren salgılayan sık ormanlarla kaplıdır.

Bu büyüleyici dağlarda küçük bir gezinti: 
 

Location: PostList

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5